Advanced search in Research products
Research products
arrow_drop_down
Searching FieldsTerms
Any field
arrow_drop_down
includes
arrow_drop_down
Include:
The following results are related to COVID-19. Are you interested to view more results? Visit OpenAIRE - Explore.
6,038 Research products, page 1 of 604

  • COVID-19
  • Publications
  • Research software
  • Other research products
  • 2018-2022
  • Open Access
  • Turkish

10
arrow_drop_down
Date (most recent)
arrow_drop_down
  • Open Access Turkish
    Authors: 
    ERTEKİN, Sinan; İZMİRLİ, Serkan;
    Publisher: Zenodo

    In this study, it was aimed to determine the technology acceptance and usage level of pre-school teachers during the period of Covid-19 pandemic. In the study, descriptive survey and causal-comparative research models were used. The participants of the research were 264 pre-school teachers, work at preschool and kindergarten in the state and private schools in Çanakkale. In the research, it was concluded that the technology acceptance and usage levels of pre-school teachers were high. It was concluded that the technology acceptance and usage levels of pre-school teachers have not differentiated according to the age, professional seniority, type of institution (state / private) and the type of the school (pre-school / kindergarten). It was determined that, while the educational levels of pre-school teachers were increased, the technology acceptance and usage levels were increased. Also, during the Covid 19 pandemic, it was found that technology acceptance and usage levels of pre-school teachers who are very willing to use technology, see themselves very competent, use technology a lot to support online live lessons, participate in in-service trainings a lot, and prefer to teach by distance education in the future were higher.

  • Publication . Article . 2022
    Open Access Turkish
    Authors: 
    ÖZEL, Serkan;
    Publisher: Boğaziçi Üniversitesi

    2022 yılını üç farklı temayı birleştiren geniş kapsamlı bir özel sayı ile kapatıyoruz. Birinci temanın misafir editörlüğünü yapan Duygu Umutlu ve Nur Yigitoglu Aptoula, COVID-19 pandemisi kapsamında uzaktan öğretim/öğrenim esnasında yaşadığımız zorlukları ve bu zorluklara karşı cevaplarımızı irdeleyen 8 makaleyi bir bütün parçaları olarak sunmuştur. İkinci tema, ENRICH (Ortak Dil Olarak İngilizce’nin Kapsayıcı Çokdilli Sınıflarda Kullanım Pratikleri) adlı Erasmus+ Projesi çerçevesinde ortaklar tarafında üretilen çalışmaları ve konferansın ana konuşmacılarının konuşmalarının Yasemin Bayyurt ve Işıl Erduyan misafir editörlüğünde bir araya getirilmesinden oluşmuştur. Üçüncü tema, Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme Uygulamaları Ulusal Kongresi kapsamında sunulan bildirilerin Serkan Arıkan ve Bengü Börkan’ın misafir editörlüğünde incelenen çalışmalardan oluşmuştur. We are closing 2022 with a comprehensive special issue that combines three different themes. Duygu Umutlu and Nur Yigitoglu Aptoula, who are the guest editors of the first theme, presented 8 articles as a whole that examined the challenges experienced during distance education/learning within the scope of the COVID-19 pandemic and responses to these challenges. It consists of the works produced by the partners and the plenary speeches under the guest editorship of Yasemin Bayyurt and Işıl Erdyan. The third theme consisted of the papers presented within the scope of the National Congress on Measurement and Evaluation Applications in Education under the guest editorship of Serkan Arıkan and Bengü Börkan.

  • Open Access Turkish
    Authors: 
    ONSEKİZ, Dilşen;
    Publisher: Zenodo

    Bu araştırmanın amacı, Covid-19 döneminde üniversite öğrencilerinin memleketlerine gönderilme ve üç dönem sonra üniversitelerinin bulundukları kente geri dönme süreçlerinde konutlarında yaşanan değişimi Uşak Kenti özelinde tespit etmektir. Çalışma, pandemi öncesi kentteki dönem, memlekette geçirilen süreç, kente geri dönüş dönemi ayrımında nitel araştırma yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Veri toplanmasında yarı yapılandırılmış görüşme formu, analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Memleketlerine gönderildikleri dönemde öğrencilerin kentteki konutunu 6-7 ay boyunca muhafaza ettikleri, bu süreçte kira bedellerini indirimle ödemeye devam ettikleri belirlenmiştir. Üç dönem sonra kente geri döndüklerinde pandeminin etkisiyle Uşak Kentinde üniversite öğrencilerinin konut özelliklerinde, kullanım koşullarında, kira bedellerinde, konut sağlama koşullarında ve tercihlerinde değişimler yaşandığı belirlenmiştir. Pandemi öncesine oranla konut kiraları iki kat artmıştır. Öğrenciler piyasada konut bulma konusunda hem fiyat, hem nicelik açısından çok zorlanırken; artan kira bedelleri karşısında konut kalitesini düşürme veya ev arkadaşı sayısını arttırma yoluyla kira maliyetini azaltma davranışı sergilemiştir. Maddi gücü yeterli öğrenciler pandemi karşısında tek başına veya daha az arkadaş ile eve çıkmayı tercih etmişlerdir. Açıkta kalma endişesi ile bulunan evin tutulmasına bağlı olarak ortaya çıkan “konut seçme hakkının olmaması” dönemin baskın özelliğidir. Elde edilen tüm değişkenler salgın-öğrenci konutu piyasası ilişkisi için olası durumlar karşısında göz önünde bulundurulması gerekli birer planlama parametresidir. Literatürde üniversite öğrencileri-konut ilişkisini pandemi odağında ele alan çalışmaların genel olarak yabancı öğrencilere odaklandığı, kira değişimi, pazarlama stratejilerinin tercih memnuniyeti gibi konuları ele aldığı görülmektedir. Bu araştırmanın konusu, konuyu ele alış biçimi ve yöntemi bakımından özgündür ve yeni ve farklı bir bakış açısı olarak sunulmaktadır.

  • Open Access Turkish
    Authors: 
    Şuheda ARSLAN; Serkan ÇANKAYA;
    Publisher: Ferudun KAYA

    The study examines whether the COVID-19 pandemic has caused a change in investor behavior. In the study, the data obtained by the survey method were analyzed by frequency distribution and percentage analysis method. As a result of the findings obtained, the most important factor affecting the decisions of the investors was determined as the rate of return. When taking this decision, when compared to other factors, the self-evaluations of the people take the first place. Looking at the distribution in the portfolio before and after the epidemic, it was seen that the highest increase was in cryptocurrencies, and the highest decrease was in derivative instruments. Çalışmada COVID-19 pandemisinin yatırımcı davranışlarında bir değişikliğe sebep olup olmadığı incelenmektedir. Çalışmada anket yöntemi ile elde edilen veriler frekans dağılımı ve yüzde analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular sonucunda yatırımcıların kararlarında etkili olan en önemli faktör, getiri oranı olarak tespit edilmiştir. Bu kararı alırken diğer faktörler ile kıyaslandığında kişilerin kendi değerlendirmeleri, ilk sırayı almaktadır. Salgın öncesi ve sonrası portföydeki dağılımına bakıldığında ise en fazla yükselişin kripto paralarda, en fazla düşüşün ise türev araçlarda gerçekleştiği görülmüştür.

  • Open Access Turkish
    Authors: 
    DURAN, Abdulsamet; HUSSEİN, Nour;
    Publisher: Zenodo

    Covid-19 salgını ile birlikte birçok çalışan ve işverenin hayatına ilk kez ve zorunlu olarak giren uzaktan çalışma ile ilgili araştırmalar büyük bir artış göstermiştir. Bu artışla birlikte yapılan araştırmaların bu konuda yapılacak bir sistematik derleme çalışmasına olan ihtiyacını ortaya çıkarmıştır. Zira konuyla ilgili devam etmekte olan araştırmaların nasıl seyrettiği ile ilgili bilgilerin hem alan araştırmacılarına hem de ilgili profesyonellere bir rehber olacağı değerlendirilmektedir. Bu doğrultuda mevcut araştırmanın amacı, uzaktan çalışma ile ilgili alanda yapılmış covid-19 temelindeki araştırmaların sistematik bir derlemesini yapmaktır. Araştırmanın modeli nitel araştırma yöntemi olarak belirlenmiş ve elde edilen veriler içerik analizi tekniğiyle incelenmiştir. Araştırmamızda Web of Science veri tabanında yaptığımız arama ve filtrelemeler sonucunda ulaşılan 48 araştırma makalesi değerlendirmeye alınmıştır. Bulgular, incelenen akademik yayınların araştırma modeli, çalışma grubu, örneklem büyüklüğü, analiz teknikleri ve kullanılan değişkenler kriterlerine göre değerlendirilmiştir. Uzaktan çalışmanın özellikle iş-aile-yaşam, psikolojik baskı, ruh sağlığı, depresyon, psikolojik iyi oluş ve performans gibi değişkenlerle sıkça ilişkilendirilmesi ve ele alınması dikkat çekmektedir. Son olarak elde edilen bulgular, literatür temelinde tartışılmıştır.

  • Open Access Turkish
    Authors: 
    SARI, Özge; YILDIZ, Ercan;
    Publisher: Zenodo

    Değişimin süreklilik arz eden dinamik yapısı, durdurulamaz hatta yavaşlatılamaz bir eylemdir. Örgütler kendi iç ve dış yapılarını sürekli sorgulayarak değişime ayak uydurmak zorundadırlar. Bu çalışmada, çalışanların değişime karşı tutumları, değişimin örgütler için gerekliliği incelenerek değişime nasıl uyum sağlanacağı anlatılmaya çalışılmaktadır. Pandemi ile birlikte yasakların ve kısıtlamaların hayatımıza girmesi ile sosyal, kültürel ve ekonomik hayat durma noktasına gelmiştir. Turizm, tekstil gibi birçok sektör salgından olumsuz etkilenmiştir. Şube işlemlerinin yüz yüze iletişim ile gerçekleşmesi gerektiğinden salgından bankacılık sektörü de olumsuz etkilenmiştir. Bankacılık sektöründe de uzaktan çalışma, dönüşümlü çalışma gibi salgın koşullarına uyum sağlamak için hayatımıza giren değişimler ile çalışanların değişime karşı dirençleri ve değişim algıları incelenmektedir. Araştırma farklı illerden ve farklı bankalarda faaliyet gösteren 15 kişi ile nitel araştırma tekniği benimsenerek ve veri toplama aracı olarak 9 sorudan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmada değişimin kurum için gerekli olduğu kanaatine varılmıştır. %20’lik kısmın değişime direnç gösterdiği değişim ile baş etme becerilerinin zayıf olduğu ve değişim eşiği seviyelerinin düşük olduğu ortaya çıkmaktadır. Değişimin gerekliliğine inanılsa da değişimin her zaman direnç gösterilen ve ön yargı ile karşılaşılan bir eylem olduğu görülmektedir.Çalışma Covid 19 pandemisi sürecinde bankacılık sektörü çalışanlarının değişim algılarına yönelik yapılmış olup, farklı sektörlerde yapılacak araştırmalara ışık tutması beklenmektedir.

  • Publication . Article . 2022
    Open Access Turkish
    Authors: 
    Tolga ÇAKMAK;
    Publisher: Türk Kütüphaneciler Derneği

    Editörden Editorial Tolga Çakmak Değerli Okuyucularımız, Türk Kütüphaneciliği dergisi editör kurulu olarak sizlere Dergimizin 2022 yılındaki dördüncü sayısını sizlerle paylaşmaktan gurur duyuyoruz. Dergimizin bu sayısında beş hakemli makaleye ve üç kitap tanıtımına yer verdik. Dergimizin bu sayısındaki ilk araştırma makalesi halk kütüphanelerinin toplumun dijital okuryazarlık becerilerini geliştirmedeki rollerine odaklanmaktadır. Bu kapsamda 81 il halk kütüphanesi yöneticisinin görüşleri analiz edilmektedir. Dergimizde halk kütüphanelerini konu alan bir diğer araştırma makalesinde ise halk kütüphanesinde çalışanların iş angaje olma ve iş tatminine yönelik analizlere yer verilmektedir. Dergimizdeki üçüncü araştırma makalesi Türkiye’de Kütüphanecilik ve Bilgibilim Alanında Araştırma-Uygulama Boşluğu: Makaleler Kapsamında Yazarlık ve İş Birliğinin Bir Analizi başlığını taşımaktadır. Makale Türkiye’deki kütüphanecilik literatüründe uygulayıcıların araştırma süreçlerine katılımlarının düşük oranda olmasına ve araştırmacılar ile uygulayıcılar arasındaki iş birliği eksikliğine yönelerek Türk Kütüphaneciliği ve Bilgi Dünyası dergilerindeki yayınları incelemektedir. Bu sayımızda sizlere sunduğumuz bir diğer makale Bilgi Yönetimi Bağlamında Metin Madenciliği Teknikleri ile Dijital İçerik Analizi başlığını taşımaktadır. Makalede internet üzerinde içerik yayınlayan bir platform metin madenciliği teknikleriyle incelenmektedir. Sayımızdaki son makalede ise tarihsel bir bakışla halkevlerinde kitap ve kütüphanelere yönelik uygulamalar 1951 yılındaki uygulamalar ışığında değerlendirilmektedir. Halkevlerinde Kitap ve Kütüphane Kıyımı: 1951 başlığını taşıyan makalede 1932-1950 yılları arasında Türkiye Cumhuriyeti’nin kültür politikalarının yürütülmesindeki rollerinden yola çıkılmakta ve bu dönemden sonra halkevleriyle birlikte kitap ve kütüphanelerin de kapatılması konu edinilmektedir. Dergimizin bu sayısında farklı konulara yönelik üç kitap tanıtılmaktadır. Bu tanıtımlardan ilki 2021 yılında yayımlanan, bilginin düzenlenmesi ile ilgili gelişmeleri ve kullanılan standartları konu alan Bilgi Kaynaklarının Tanımlanması ve Erişimi RDA başlıklı kitaba yöneliktir. Bir diğer kitap tanıtımında ise Osmanlılarda Kitap Ticareti: Sahaflar ve Kitapçılar başlıklı kitabın içeriği incelenmektedir. Dergimizdeki son kitap tanıtımında ise pandemi dönemindeki kültürel etkileşim İzmir örneğinde incelenmektedir. COVID-19 Salgın Döneminin Kültürel Etkileşim ve Sosyalleşme Mekânı Olarak Halk Kütüphanelerine Etkisi: Normalleşme Süreci İçin Öneriler Eşliğinde İzmir Örneği Araştırma İncelemesi başlığını taşıyan kitapta İzmir özelinde halk kütüphanelerinin pandemi gibi dönemlerde kültürel etkileşimdeki rolleri araştırılmıştır. Halk kütüphanelerinin toplumsal rolleri, halk kütüphanecilerinin işe angaje olma ve iş tatmini, halkevlerindeki kütüphane ve kitaplara yönelik uygulamalar ile Türkiye’deki kütüphanecilik ve bilgibilim alanındaki araştırma-uygulama boşluğu, dijital içeriğin metin madenciliği teknikleriyle analizi gibi bilgi ve belge yönetiminin farklı konularına değinen makalelerini ve son dönemde yayımlanan üç değerli kitabın içeriğine ilişkin değerlendirmeleri sunan bu sayımızın ortaya çıkmasına katkı sağlayan tüm yazarlarımıza, çalışmaların bilimsel değerlendirme sürecinde yer alarak yayın kalitemize katkı sağlayan tüm hakemlerimize ve çalışmaların gönderiminden son ürün aşamasına kadar tüm süreçleri büyük bir özveriyle yürüten editörlerimize, dil ve istatistik editörlerimiz ile editör yardımcılarımıza teşekkür ederim. Verimli bir okuma deneyimi dileğiyle…

  • Open Access Turkish
    Authors: 
    Mustafa CINGI; Elifnur MİRZA; Kübranur SAMEN;
    Publisher: Aydın Adnan Menderes Üniversitesi

    COVID-19 pandemisi sürecinde yüz yüze eğitim yapmanın imkânsızlığı, eğitimin senkron/canlı dersler üzerinden yapılmasını gerekli kılmıştır. Bu eğitimlerde öğreten ve öğrenen arasında karşılıklı iletişimi sağlayabilecek yegâne araç web kamerasıdır. Uzaktan senkron eğitimlerde çok az sayıda öğrenci web kamerasını açarak derslere katılırken öğrencilerin çoğunluğu web kamerasını açmamayı tercih etmiştir. Bu çalışmanın amacını da öğrencilerin niçin web kameralarını açmadıklarını, web kamerasını açan öğrencilerin ise derse katılımlarının dışında farklı motivasyonlarla hareket edip etmediğini anlamak oluşturmaktadır. Nitel araştırma yöntemi desenlerinden fenomenolojinin benimsendiği bu çalışmada 21 üniversite öğrencisi ile derinlemesine mülakatlar gerçekleştirilmiştir. Öğrencilerin arkadaşlarından sıyrılmasını sağlaması, özgüvenlerini arttırması ve öz disiplini sağlaması öğrencilerin web kamera açmalarındaki temel motivasyonlar olarak öne çıkmaktadır. Web kamera öğrencilerde akademik başarı ile özdeşleşmektedir. Öğretim elemanlarının ders işleyiş şekli, öğrencinin ekranda nasıl görüneceğiyle ilgili duyduğu endişeler ve rahatlıktan ödün vermek istememeleri öğrencileri web kamera açmamaya sevk eden unsurlar olarak ön plana çıkmaktadır. Web kamera onlar için zahmet anlamına gelmektedir. Web kamerasını açmayan öğrencilerin tamamında sürü psikolojisi hissinin yoğun olarak yaşandığı görülmüştür.

  • Open Access Turkish
    Authors: 
    Ahmet Bora KIRKLIKÇI; Tarık GEDİK;
    Publisher: Isparta University of Applied Sciences

    The negative aspect of the COVID-19 pandemic, whose impact in the economic field began to be felt much more especially after the third quarter of 2020, has emerged in every sector. Institutionalized businesses have been less affected by the pandemic than other businesses. With this study, it has been tried to analyze the crisis management plans of the forest products industry enterprises, which are institutionalized at a certain level or on the way to institutionalization, in the COVID-19 process. The data obtained by using individual in-depth interviews with business managers were coded, described, analyzed and interpreted in accordance with the combined qualitative research reporting criteria. According to the results obtained from fourteen different forest products industry enterprises, managers defined the need to be prepared for the crisis and stated that this preparation should be done by the top management. According to managers, the pandemic process has caused major changes in consumer behavior. The managers stated that the period caused the most loss of workforce and loss of jobs and markets (economic loss). Business managers are advised to make risk assessments, prepare contingency plans and develop crisis management models in order to minimize the effects of the COVID-19 pandemic in their businesses. Ekonomik alandaki etkisi özellikle 2020 yılının üçüncü çeyreğinden sonra çok daha fazla hissedilmeye başlanan COVID-19 pandemisinin her sektörde olumsuz bir yönü ortaya çıkmıştır. Kurumsallaşmış işletmeler diğer işletmelere göre pandemiden daha az etkilenmişlerdir. Yapılan bu çalışma ile belli bir düzeyde kurumsallaşmış ya da kurumsallaşma yolunda olan orman ürünleri sanayi işletmelerinin COVID-19 sürecindeki kriz yönetim planlamaları analiz edilmeye çalışılmıştır. İşletme yöneticileri ile bireysel derinlemesine görüşme yöntemi kullanılarak elde edilen veriler birleştirilmiş kalitatif araştırma raporlama kriterlerine uygun olarak kodlanmış, betimlenmiş, analiz edilerek yorumlamıştır. On dört farklı orman ürünleri sanayi işletmesinden elde edilen sonuçlara göre yöneticiler kriz için hazırlıklı olunması gerektiğini tanımlamışlar ve bu hazırlık durumunu da üst yönetimin yapması gerektiğini belirtmişlerdir. Yöneticilere göre pandemi süreci tüketici davranışlarında büyük değişikliklere neden olmuştur. Yöneticiler bu dönemin en çok işgücü kaybına ve iş ve pazar kaybına (ekonomik kayıp) neden olduğunu belirtmişlerdir. İşletme yöneticilerine COVID-19 pandemisinin etkilerini en aza indirmek için risk değerlendirmeleri yapmaları, acil durum planları hazırlamaları ve kriz yönetim modelleri geliştirmeleri önerilmektedir.

  • Open Access Turkish
    Authors: 
    Elif Özlem ÖZÇATAL;
    Publisher: T. C. Sosyal Güvenlik Kurumu

    Çalışmada, literatür ışığında, Covid-19'un kadınların ücretli ve ücretsiz emeği üzerindeki etkileri, toplumsal cinsiyet perspektifinden incelenmektir. Çalışmanın bulgularına göre salgın, kadınların ücretli ve ücretsiz emekleri üzerinde daha derin etkiler ortaya çıkarmıştır. Bunun temel nedeni, kadın ve erkeklerin emek kullanım biçimlerinde toplumsal cinsiyetten kaynaklanan farklılıklardır. Yaşanan salgın süreci kadınların ücretli ve ücretsiz emekleri üzerinde toplumsal cinsiyetten kaynaklı farklılıkların yarattığı eşitsizlikleri şiddetlendirmiştir. Salgın nedeniyle erkeklere kıyasla kadınların ücretli emek kullanım biçimleri ile işgücüne-istihdama katılımı nicel olarak daha da azal(mış)makta; bu azalmaya ücretli kadın istihdamının niteliğinin düşmesi de eşlik etmekte; kadınlar güvencesiz, düşük ücretli, ilerleme fırsatı olmayan, düşük statülü, uzun çalışma saatleri gibi olumsuz koşullarında istihdama katılmaktadır. Salgın aynı zamanda kadınların, ücretsiz emek kullanımlarındaki eşitsiz yükü daha da arttırmış; bu iş yükünün onların ücretli emekleri ile işgücü piyasasına tam ve eşit katılımının önündeki en temel engel olduğunu görünür kılmıştır. Ortaya çıkardığı bu etkiler itibariyle salgın, kadınların toplumsal yaşamda ikincil konumlarını pekiştirmekte; ekonomik alanda yoksulluklarını arttırma tehdidi taşımaktadır. Tüm bu tespitlere göre kadınlar için salgının olumsuz etkilerini gidermeyi hedefleyen ve toplumsal cinsiyeti merkeze alan kadınları güçlendirici politikalara acilen ihtiyaç bulunmaktadır

Advanced search in Research products
Research products
arrow_drop_down
Searching FieldsTerms
Any field
arrow_drop_down
includes
arrow_drop_down
Include:
The following results are related to COVID-19. Are you interested to view more results? Visit OpenAIRE - Explore.
6,038 Research products, page 1 of 604
  • Open Access Turkish
    Authors: 
    ERTEKİN, Sinan; İZMİRLİ, Serkan;
    Publisher: Zenodo

    In this study, it was aimed to determine the technology acceptance and usage level of pre-school teachers during the period of Covid-19 pandemic. In the study, descriptive survey and causal-comparative research models were used. The participants of the research were 264 pre-school teachers, work at preschool and kindergarten in the state and private schools in Çanakkale. In the research, it was concluded that the technology acceptance and usage levels of pre-school teachers were high. It was concluded that the technology acceptance and usage levels of pre-school teachers have not differentiated according to the age, professional seniority, type of institution (state / private) and the type of the school (pre-school / kindergarten). It was determined that, while the educational levels of pre-school teachers were increased, the technology acceptance and usage levels were increased. Also, during the Covid 19 pandemic, it was found that technology acceptance and usage levels of pre-school teachers who are very willing to use technology, see themselves very competent, use technology a lot to support online live lessons, participate in in-service trainings a lot, and prefer to teach by distance education in the future were higher.

  • Publication . Article . 2022
    Open Access Turkish
    Authors: 
    ÖZEL, Serkan;
    Publisher: Boğaziçi Üniversitesi

    2022 yılını üç farklı temayı birleştiren geniş kapsamlı bir özel sayı ile kapatıyoruz. Birinci temanın misafir editörlüğünü yapan Duygu Umutlu ve Nur Yigitoglu Aptoula, COVID-19 pandemisi kapsamında uzaktan öğretim/öğrenim esnasında yaşadığımız zorlukları ve bu zorluklara karşı cevaplarımızı irdeleyen 8 makaleyi bir bütün parçaları olarak sunmuştur. İkinci tema, ENRICH (Ortak Dil Olarak İngilizce’nin Kapsayıcı Çokdilli Sınıflarda Kullanım Pratikleri) adlı Erasmus+ Projesi çerçevesinde ortaklar tarafında üretilen çalışmaları ve konferansın ana konuşmacılarının konuşmalarının Yasemin Bayyurt ve Işıl Erduyan misafir editörlüğünde bir araya getirilmesinden oluşmuştur. Üçüncü tema, Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme Uygulamaları Ulusal Kongresi kapsamında sunulan bildirilerin Serkan Arıkan ve Bengü Börkan’ın misafir editörlüğünde incelenen çalışmalardan oluşmuştur. We are closing 2022 with a comprehensive special issue that combines three different themes. Duygu Umutlu and Nur Yigitoglu Aptoula, who are the guest editors of the first theme, presented 8 articles as a whole that examined the challenges experienced during distance education/learning within the scope of the COVID-19 pandemic and responses to these challenges. It consists of the works produced by the partners and the plenary speeches under the guest editorship of Yasemin Bayyurt and Işıl Erdyan. The third theme consisted of the papers presented within the scope of the National Congress on Measurement and Evaluation Applications in Education under the guest editorship of Serkan Arıkan and Bengü Börkan.

  • Open Access Turkish
    Authors: 
    ONSEKİZ, Dilşen;
    Publisher: Zenodo

    Bu araştırmanın amacı, Covid-19 döneminde üniversite öğrencilerinin memleketlerine gönderilme ve üç dönem sonra üniversitelerinin bulundukları kente geri dönme süreçlerinde konutlarında yaşanan değişimi Uşak Kenti özelinde tespit etmektir. Çalışma, pandemi öncesi kentteki dönem, memlekette geçirilen süreç, kente geri dönüş dönemi ayrımında nitel araştırma yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Veri toplanmasında yarı yapılandırılmış görüşme formu, analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Memleketlerine gönderildikleri dönemde öğrencilerin kentteki konutunu 6-7 ay boyunca muhafaza ettikleri, bu süreçte kira bedellerini indirimle ödemeye devam ettikleri belirlenmiştir. Üç dönem sonra kente geri döndüklerinde pandeminin etkisiyle Uşak Kentinde üniversite öğrencilerinin konut özelliklerinde, kullanım koşullarında, kira bedellerinde, konut sağlama koşullarında ve tercihlerinde değişimler yaşandığı belirlenmiştir. Pandemi öncesine oranla konut kiraları iki kat artmıştır. Öğrenciler piyasada konut bulma konusunda hem fiyat, hem nicelik açısından çok zorlanırken; artan kira bedelleri karşısında konut kalitesini düşürme veya ev arkadaşı sayısını arttırma yoluyla kira maliyetini azaltma davranışı sergilemiştir. Maddi gücü yeterli öğrenciler pandemi karşısında tek başına veya daha az arkadaş ile eve çıkmayı tercih etmişlerdir. Açıkta kalma endişesi ile bulunan evin tutulmasına bağlı olarak ortaya çıkan “konut seçme hakkının olmaması” dönemin baskın özelliğidir. Elde edilen tüm değişkenler salgın-öğrenci konutu piyasası ilişkisi için olası durumlar karşısında göz önünde bulundurulması gerekli birer planlama parametresidir. Literatürde üniversite öğrencileri-konut ilişkisini pandemi odağında ele alan çalışmaların genel olarak yabancı öğrencilere odaklandığı, kira değişimi, pazarlama stratejilerinin tercih memnuniyeti gibi konuları ele aldığı görülmektedir. Bu araştırmanın konusu, konuyu ele alış biçimi ve yöntemi bakımından özgündür ve yeni ve farklı bir bakış açısı olarak sunulmaktadır.

  • Open Access Turkish
    Authors: 
    Şuheda ARSLAN; Serkan ÇANKAYA;
    Publisher: Ferudun KAYA

    The study examines whether the COVID-19 pandemic has caused a change in investor behavior. In the study, the data obtained by the survey method were analyzed by frequency distribution and percentage analysis method. As a result of the findings obtained, the most important factor affecting the decisions of the investors was determined as the rate of return. When taking this decision, when compared to other factors, the self-evaluations of the people take the first place. Looking at the distribution in the portfolio before and after the epidemic, it was seen that the highest increase was in cryptocurrencies, and the highest decrease was in derivative instruments. Çalışmada COVID-19 pandemisinin yatırımcı davranışlarında bir değişikliğe sebep olup olmadığı incelenmektedir. Çalışmada anket yöntemi ile elde edilen veriler frekans dağılımı ve yüzde analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular sonucunda yatırımcıların kararlarında etkili olan en önemli faktör, getiri oranı olarak tespit edilmiştir. Bu kararı alırken diğer faktörler ile kıyaslandığında kişilerin kendi değerlendirmeleri, ilk sırayı almaktadır. Salgın öncesi ve sonrası portföydeki dağılımına bakıldığında ise en fazla yükselişin kripto paralarda, en fazla düşüşün ise türev araçlarda gerçekleştiği görülmüştür.

  • Open Access Turkish
    Authors: 
    DURAN, Abdulsamet; HUSSEİN, Nour;
    Publisher: Zenodo

    Covid-19 salgını ile birlikte birçok çalışan ve işverenin hayatına ilk kez ve zorunlu olarak giren uzaktan çalışma ile ilgili araştırmalar büyük bir artış göstermiştir. Bu artışla birlikte yapılan araştırmaların bu konuda yapılacak bir sistematik derleme çalışmasına olan ihtiyacını ortaya çıkarmıştır. Zira konuyla ilgili devam etmekte olan araştırmaların nasıl seyrettiği ile ilgili bilgilerin hem alan araştırmacılarına hem de ilgili profesyonellere bir rehber olacağı değerlendirilmektedir. Bu doğrultuda mevcut araştırmanın amacı, uzaktan çalışma ile ilgili alanda yapılmış covid-19 temelindeki araştırmaların sistematik bir derlemesini yapmaktır. Araştırmanın modeli nitel araştırma yöntemi olarak belirlenmiş ve elde edilen veriler içerik analizi tekniğiyle incelenmiştir. Araştırmamızda Web of Science veri tabanında yaptığımız arama ve filtrelemeler sonucunda ulaşılan 48 araştırma makalesi değerlendirmeye alınmıştır. Bulgular, incelenen akademik yayınların araştırma modeli, çalışma grubu, örneklem büyüklüğü, analiz teknikleri ve kullanılan değişkenler kriterlerine göre değerlendirilmiştir. Uzaktan çalışmanın özellikle iş-aile-yaşam, psikolojik baskı, ruh sağlığı, depresyon, psikolojik iyi oluş ve performans gibi değişkenlerle sıkça ilişkilendirilmesi ve ele alınması dikkat çekmektedir. Son olarak elde edilen bulgular, literatür temelinde tartışılmıştır.

  • Open Access Turkish
    Authors: 
    SARI, Özge; YILDIZ, Ercan;
    Publisher: Zenodo

    Değişimin süreklilik arz eden dinamik yapısı, durdurulamaz hatta yavaşlatılamaz bir eylemdir. Örgütler kendi iç ve dış yapılarını sürekli sorgulayarak değişime ayak uydurmak zorundadırlar. Bu çalışmada, çalışanların değişime karşı tutumları, değişimin örgütler için gerekliliği incelenerek değişime nasıl uyum sağlanacağı anlatılmaya çalışılmaktadır. Pandemi ile birlikte yasakların ve kısıtlamaların hayatımıza girmesi ile sosyal, kültürel ve ekonomik hayat durma noktasına gelmiştir. Turizm, tekstil gibi birçok sektör salgından olumsuz etkilenmiştir. Şube işlemlerinin yüz yüze iletişim ile gerçekleşmesi gerektiğinden salgından bankacılık sektörü de olumsuz etkilenmiştir. Bankacılık sektöründe de uzaktan çalışma, dönüşümlü çalışma gibi salgın koşullarına uyum sağlamak için hayatımıza giren değişimler ile çalışanların değişime karşı dirençleri ve değişim algıları incelenmektedir. Araştırma farklı illerden ve farklı bankalarda faaliyet gösteren 15 kişi ile nitel araştırma tekniği benimsenerek ve veri toplama aracı olarak 9 sorudan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmada değişimin kurum için gerekli olduğu kanaatine varılmıştır. %20’lik kısmın değişime direnç gösterdiği değişim ile baş etme becerilerinin zayıf olduğu ve değişim eşiği seviyelerinin düşük olduğu ortaya çıkmaktadır. Değişimin gerekliliğine inanılsa da değişimin her zaman direnç gösterilen ve ön yargı ile karşılaşılan bir eylem olduğu görülmektedir.Çalışma Covid 19 pandemisi sürecinde bankacılık sektörü çalışanlarının değişim algılarına yönelik yapılmış olup, farklı sektörlerde yapılacak araştırmalara ışık tutması beklenmektedir.

  • Publication . Article . 2022
    Open Access Turkish
    Authors: 
    Tolga ÇAKMAK;
    Publisher: Türk Kütüphaneciler Derneği

    Editörden Editorial Tolga Çakmak Değerli Okuyucularımız, Türk Kütüphaneciliği dergisi editör kurulu olarak sizlere Dergimizin 2022 yılındaki dördüncü sayısını sizlerle paylaşmaktan gurur duyuyoruz. Dergimizin bu sayısında beş hakemli makaleye ve üç kitap tanıtımına yer verdik. Dergimizin bu sayısındaki ilk araştırma makalesi halk kütüphanelerinin toplumun dijital okuryazarlık becerilerini geliştirmedeki rollerine odaklanmaktadır. Bu kapsamda 81 il halk kütüphanesi yöneticisinin görüşleri analiz edilmektedir. Dergimizde halk kütüphanelerini konu alan bir diğer araştırma makalesinde ise halk kütüphanesinde çalışanların iş angaje olma ve iş tatminine yönelik analizlere yer verilmektedir. Dergimizdeki üçüncü araştırma makalesi Türkiye’de Kütüphanecilik ve Bilgibilim Alanında Araştırma-Uygulama Boşluğu: Makaleler Kapsamında Yazarlık ve İş Birliğinin Bir Analizi başlığını taşımaktadır. Makale Türkiye’deki kütüphanecilik literatüründe uygulayıcıların araştırma süreçlerine katılımlarının düşük oranda olmasına ve araştırmacılar ile uygulayıcılar arasındaki iş birliği eksikliğine yönelerek Türk Kütüphaneciliği ve Bilgi Dünyası dergilerindeki yayınları incelemektedir. Bu sayımızda sizlere sunduğumuz bir diğer makale Bilgi Yönetimi Bağlamında Metin Madenciliği Teknikleri ile Dijital İçerik Analizi başlığını taşımaktadır. Makalede internet üzerinde içerik yayınlayan bir platform metin madenciliği teknikleriyle incelenmektedir. Sayımızdaki son makalede ise tarihsel bir bakışla halkevlerinde kitap ve kütüphanelere yönelik uygulamalar 1951 yılındaki uygulamalar ışığında değerlendirilmektedir. Halkevlerinde Kitap ve Kütüphane Kıyımı: 1951 başlığını taşıyan makalede 1932-1950 yılları arasında Türkiye Cumhuriyeti’nin kültür politikalarının yürütülmesindeki rollerinden yola çıkılmakta ve bu dönemden sonra halkevleriyle birlikte kitap ve kütüphanelerin de kapatılması konu edinilmektedir. Dergimizin bu sayısında farklı konulara yönelik üç kitap tanıtılmaktadır. Bu tanıtımlardan ilki 2021 yılında yayımlanan, bilginin düzenlenmesi ile ilgili gelişmeleri ve kullanılan standartları konu alan Bilgi Kaynaklarının Tanımlanması ve Erişimi RDA başlıklı kitaba yöneliktir. Bir diğer kitap tanıtımında ise Osmanlılarda Kitap Ticareti: Sahaflar ve Kitapçılar başlıklı kitabın içeriği incelenmektedir. Dergimizdeki son kitap tanıtımında ise pandemi dönemindeki kültürel etkileşim İzmir örneğinde incelenmektedir. COVID-19 Salgın Döneminin Kültürel Etkileşim ve Sosyalleşme Mekânı Olarak Halk Kütüphanelerine Etkisi: Normalleşme Süreci İçin Öneriler Eşliğinde İzmir Örneği Araştırma İncelemesi başlığını taşıyan kitapta İzmir özelinde halk kütüphanelerinin pandemi gibi dönemlerde kültürel etkileşimdeki rolleri araştırılmıştır. Halk kütüphanelerinin toplumsal rolleri, halk kütüphanecilerinin işe angaje olma ve iş tatmini, halkevlerindeki kütüphane ve kitaplara yönelik uygulamalar ile Türkiye’deki kütüphanecilik ve bilgibilim alanındaki araştırma-uygulama boşluğu, dijital içeriğin metin madenciliği teknikleriyle analizi gibi bilgi ve belge yönetiminin farklı konularına değinen makalelerini ve son dönemde yayımlanan üç değerli kitabın içeriğine ilişkin değerlendirmeleri sunan bu sayımızın ortaya çıkmasına katkı sağlayan tüm yazarlarımıza, çalışmaların bilimsel değerlendirme sürecinde yer alarak yayın kalitemize katkı sağlayan tüm hakemlerimize ve çalışmaların gönderiminden son ürün aşamasına kadar tüm süreçleri büyük bir özveriyle yürüten editörlerimize, dil ve istatistik editörlerimiz ile editör yardımcılarımıza teşekkür ederim. Verimli bir okuma deneyimi dileğiyle…

  • Open Access Turkish
    Authors: 
    Mustafa CINGI; Elifnur MİRZA; Kübranur SAMEN;
    Publisher: Aydın Adnan Menderes Üniversitesi

    COVID-19 pandemisi sürecinde yüz yüze eğitim yapmanın imkânsızlığı, eğitimin senkron/canlı dersler üzerinden yapılmasını gerekli kılmıştır. Bu eğitimlerde öğreten ve öğrenen arasında karşılıklı iletişimi sağlayabilecek yegâne araç web kamerasıdır. Uzaktan senkron eğitimlerde çok az sayıda öğrenci web kamerasını açarak derslere katılırken öğrencilerin çoğunluğu web kamerasını açmamayı tercih etmiştir. Bu çalışmanın amacını da öğrencilerin niçin web kameralarını açmadıklarını, web kamerasını açan öğrencilerin ise derse katılımlarının dışında farklı motivasyonlarla hareket edip etmediğini anlamak oluşturmaktadır. Nitel araştırma yöntemi desenlerinden fenomenolojinin benimsendiği bu çalışmada 21 üniversite öğrencisi ile derinlemesine mülakatlar gerçekleştirilmiştir. Öğrencilerin arkadaşlarından sıyrılmasını sağlaması, özgüvenlerini arttırması ve öz disiplini sağlaması öğrencilerin web kamera açmalarındaki temel motivasyonlar olarak öne çıkmaktadır. Web kamera öğrencilerde akademik başarı ile özdeşleşmektedir. Öğretim elemanlarının ders işleyiş şekli, öğrencinin ekranda nasıl görüneceğiyle ilgili duyduğu endişeler ve rahatlıktan ödün vermek istememeleri öğrencileri web kamera açmamaya sevk eden unsurlar olarak ön plana çıkmaktadır. Web kamera onlar için zahmet anlamına gelmektedir. Web kamerasını açmayan öğrencilerin tamamında sürü psikolojisi hissinin yoğun olarak yaşandığı görülmüştür.

  • Open Access Turkish
    Authors: 
    Ahmet Bora KIRKLIKÇI; Tarık GEDİK;
    Publisher: Isparta University of Applied Sciences

    The negative aspect of the COVID-19 pandemic, whose impact in the economic field began to be felt much more especially after the third quarter of 2020, has emerged in every sector. Institutionalized businesses have been less affected by the pandemic than other businesses. With this study, it has been tried to analyze the crisis management plans of the forest products industry enterprises, which are institutionalized at a certain level or on the way to institutionalization, in the COVID-19 process. The data obtained by using individual in-depth interviews with business managers were coded, described, analyzed and interpreted in accordance with the combined qualitative research reporting criteria. According to the results obtained from fourteen different forest products industry enterprises, managers defined the need to be prepared for the crisis and stated that this preparation should be done by the top management. According to managers, the pandemic process has caused major changes in consumer behavior. The managers stated that the period caused the most loss of workforce and loss of jobs and markets (economic loss). Business managers are advised to make risk assessments, prepare contingency plans and develop crisis management models in order to minimize the effects of the COVID-19 pandemic in their businesses. Ekonomik alandaki etkisi özellikle 2020 yılının üçüncü çeyreğinden sonra çok daha fazla hissedilmeye başlanan COVID-19 pandemisinin her sektörde olumsuz bir yönü ortaya çıkmıştır. Kurumsallaşmış işletmeler diğer işletmelere göre pandemiden daha az etkilenmişlerdir. Yapılan bu çalışma ile belli bir düzeyde kurumsallaşmış ya da kurumsallaşma yolunda olan orman ürünleri sanayi işletmelerinin COVID-19 sürecindeki kriz yönetim planlamaları analiz edilmeye çalışılmıştır. İşletme yöneticileri ile bireysel derinlemesine görüşme yöntemi kullanılarak elde edilen veriler birleştirilmiş kalitatif araştırma raporlama kriterlerine uygun olarak kodlanmış, betimlenmiş, analiz edilerek yorumlamıştır. On dört farklı orman ürünleri sanayi işletmesinden elde edilen sonuçlara göre yöneticiler kriz için hazırlıklı olunması gerektiğini tanımlamışlar ve bu hazırlık durumunu da üst yönetimin yapması gerektiğini belirtmişlerdir. Yöneticilere göre pandemi süreci tüketici davranışlarında büyük değişikliklere neden olmuştur. Yöneticiler bu dönemin en çok işgücü kaybına ve iş ve pazar kaybına (ekonomik kayıp) neden olduğunu belirtmişlerdir. İşletme yöneticilerine COVID-19 pandemisinin etkilerini en aza indirmek için risk değerlendirmeleri yapmaları, acil durum planları hazırlamaları ve kriz yönetim modelleri geliştirmeleri önerilmektedir.

  • Open Access Turkish
    Authors: 
    Elif Özlem ÖZÇATAL;
    Publisher: T. C. Sosyal Güvenlik Kurumu

    Çalışmada, literatür ışığında, Covid-19'un kadınların ücretli ve ücretsiz emeği üzerindeki etkileri, toplumsal cinsiyet perspektifinden incelenmektir. Çalışmanın bulgularına göre salgın, kadınların ücretli ve ücretsiz emekleri üzerinde daha derin etkiler ortaya çıkarmıştır. Bunun temel nedeni, kadın ve erkeklerin emek kullanım biçimlerinde toplumsal cinsiyetten kaynaklanan farklılıklardır. Yaşanan salgın süreci kadınların ücretli ve ücretsiz emekleri üzerinde toplumsal cinsiyetten kaynaklı farklılıkların yarattığı eşitsizlikleri şiddetlendirmiştir. Salgın nedeniyle erkeklere kıyasla kadınların ücretli emek kullanım biçimleri ile işgücüne-istihdama katılımı nicel olarak daha da azal(mış)makta; bu azalmaya ücretli kadın istihdamının niteliğinin düşmesi de eşlik etmekte; kadınlar güvencesiz, düşük ücretli, ilerleme fırsatı olmayan, düşük statülü, uzun çalışma saatleri gibi olumsuz koşullarında istihdama katılmaktadır. Salgın aynı zamanda kadınların, ücretsiz emek kullanımlarındaki eşitsiz yükü daha da arttırmış; bu iş yükünün onların ücretli emekleri ile işgücü piyasasına tam ve eşit katılımının önündeki en temel engel olduğunu görünür kılmıştır. Ortaya çıkardığı bu etkiler itibariyle salgın, kadınların toplumsal yaşamda ikincil konumlarını pekiştirmekte; ekonomik alanda yoksulluklarını arttırma tehdidi taşımaktadır. Tüm bu tespitlere göre kadınlar için salgının olumsuz etkilerini gidermeyi hedefleyen ve toplumsal cinsiyeti merkeze alan kadınları güçlendirici politikalara acilen ihtiyaç bulunmaktadır