Advanced search in Research products
Research products
arrow_drop_down
Searching FieldsTerms
Any field
arrow_drop_down
includes
arrow_drop_down
Include:
The following results are related to COVID-19. Are you interested to view more results? Visit OpenAIRE - Explore.
23 Research products, page 1 of 3

  • COVID-19
  • 2013-2022
  • Open Access
  • TR
  • Turkish
  • Kapadokya University Institutional Repository

10
arrow_drop_down
Relevance
arrow_drop_down
  • Open Access Turkish
    Authors: 
    Turgaylı Zengin, Gamze; Esen, Dilek Hande; Demirci, Mehmet Serkan; Sönmez, Mehmet Yaşar; Özdemir, Merve;
    Publisher: Kapadokya Üniversitesi Yayınları
    Country: Turkey

    Covid-19 Pandemisi’nin neden olduğu değişimi akademik bir bakış açısıyla anlamak ve pandeminin gelecekteki etkilerine dair bir öngörü geliştirmek amacıyla 31 Mayıs-2 Haziran 2021 tarihleri arasında Kapadokya Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen “Uluslararası Kapadokya Salgın Dönemleri Kongresi”nde, multidisipliner bir katılımcı grubu tarafından sunulan bildiriler yer almıştır. Kongre kapsamındaki bildirilerin özet metinlerinin yer aldığı bu çalışmanın, içinden geçtiğimiz süreci bilimsel bilgi temelinde anlama çabası olan herkese fayda sunması dileğiyle…

  • Open Access Turkish
    Authors: 
    İçigen, Melih;
    Publisher: Kapadokya Üniversitesi
    Country: Turkey

    Pandemi sürecinde sokağa çıkma yasağı, evden çalışma ve yüz yüze sosyalleşme mekanlarının; restoranların, eğlence yerlerinin kapatılması insanların daha fazla evde zaman geçirmelerine neden olmuştur. Bu zorunlu hallerin sonucu ile evde geçirilen sürenin ve mutfakta geçirilen zaman ile aktivitelerin artmasıyla alışkanlıklarda değişim olabilmektedir. Bu çalışma beyaz ve mavi yakalı çalışan kadınların pandemi öncesi ve pandemi sürecinde hane içi mutfak pratiklerinin araştırılması ve keşfedilmesi amacıyla yapılmıştır. Nitel araştırma desenlerinden durum çalışmasına göre tasarlanan bu çalışmada, 10 katılımcı (5 kişi mavi yaka – 5 kişi beyaz yaka) ile 20 Mart-15 Nisan 2021 tarihleri arasında yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak internet üzerinden yapılan görüntülü görüşmeler ile veriler elde edilmiştir. Araştırmada örneklem grubuna sosyo-demografik özellikleri ile ilgili 6 ve pandemi öncesi ve pandemi sürecinde hane içi mutfakta geçirilen vakit ile geçirilen süre esnasında yapılan pratikleri tanımlama ve kendilerini nasıl hissettiklerini anlamaya yönelik 9 soru sorulmuştur. Her bir katılımcı için görüşme süresi ortalama 18 dakika sürmüştür. Toplanan verilerin çözümlenmesinde nitel araştırma tekniklerinden betimsel analiz kullanılmıştır. Yapılan araştırma ve betimsel analiz sonucunda üç ayrı tematik kategori oluşturulmuştur. Bu temalar, “mutfakta geçirilen zaman”, “mutfak pratikleri” ve “mutfak pratiklerinin tutku ve/ya zorunluluk üzerinden nitelikleri” olarak belirlenmiştir. Pandemi sürecinde mutfakta geçirilen sürenin arttığı, mutfak pratiklerinin geliştirilip yeni lezzetler denendiği ve özellikle ekmek ile hamur işi reçetelerine ağırlık verildiği bulgular ışığında tespit edilmiştir. Ayrıca pandemi öncesi ve pandemi sürecinde beyaz ve mavi yakalı kadınların mutfak pratiklerinde zorunluluk üzerinden bir ayrımın da yapılabileceği görülmektedir. Çalışma sonucunda elde edilen bulgular ışığında, pandemi öncesi ve pandemi sürecinde mutfak pratiklerinde farklılıklar ortaya konmuştur. Pandemi sürecinde beyaz ve mavi yakalı kadınların çalışmayan/ev hanımları ile eşit şartlara geldiği görülmüştür. Pandemi süreci ile birlikte mutfakta geçirilen sürenin her iki kesimde de aynı oranda artması kadının hane dışındaki statüsüne bakılmaksızın cinsiyetçi iş rolünün evde devam ettiğini göstermektedir.

  • Open Access Turkish
    Authors: 
    Akman, Nazife; Akidağı, Zeynep; Özmen, Pelin; Yalap, Rukiye;
    Country: Turkey

    ÖZET Koronavirüs hastalığı 2019 (COVID-19) hızlı yayılım gösteren bir pandemidir. Hastalığın yayılmasında virüse bağlı etmenlerin (viral yük, ACE bağlama proteini vs.) yanı sıra asemptomatik bireylerin de rolü azımsanmayacak miktardadır. COVID-19 pandemisinde, toplumda virüsün yayılmasına neden olan sessiz bulaştırıcıları saptamak için Kapadokya Üniversitesi sağlık programlarında öğrenim gören 18-40 yaş arasındaki 258 öğrencide SARS-CoV-2 seroprevalansı araştırıldı. Katılımcıların yaş ortalaması 21,5 (min = 18, max= 33) olup %69’u (n=38) kız öğrenciydi. Çalışmada bireylerin seroprevalans taramasında LFIA (Lateral Flow Immuno Assay) yöntemi kullanılarak SARS-COV-2 virüsüne karşı antikor yanıtları tarandı ve hastalık bulguları, PZR (polimeraz zincir reaksiyonu) testi ve şüpheli temas öyküsü yönünden değerlendirildi. Çalışmamızda SARS-CoV-2 seropozitifliği %21 (n=55) olarak saptanmış olup bu bireylerin %25’inin (n=14) son altı ay içinde PZR pozitiflikleri bulunmaktaydı. %56’sının (n=31) semptom göstermediği için test yaptırmadığını fakat SARS-COV-2 antikor pozitifliği saptandı. Bu oranlar, toplumdaki sessiz bulaştırıcıların yaygınlığını ortaya koymuştur. Bu çalışma seroepidemiyolojik veri eldesi açısından değerli olmakla birlikte koruyucu bağışıklık göstergesi olarak kabul edilmemelidir.

  • Open Access Turkish
    Authors: 
    Edgü, Seden;
    Country: Turkey

    Moderatörün açılış konuşmasının ve sunumunun ardından, ALMS üzerinden katılan öğrencilerden alınan sorular Moderatör Z.Seden Edgü tarafından düzenlenerek katılımcılara yöneltildi. 3 Tur ve son söz olarak katılımcılar görüşlerini bildirdi.

  • Open Access Turkish
    Authors: 
    Esen, Dilek Hande; Selçik, Özcan;
    Publisher: Journal of Exercise Therapy and Rehabilitation
    Country: Turkey

    Amaç: Kaygı, kişinin tehdit edici olarak algıladığı durumlar karşısında olumsuz bir şeyin olmasını beklediği, hoş olmayan bir duygudur. Tüm dünyayı etkisi altına alan yeni tip koronavirüs (covid-19) sporcular da dahil her bireyin yaşamında dönemsel olarak az ya da çok kaygıya neden olmuştur. Bu bağlamda yazarlar tarafından temasın artabileceği takım sporcularında ve daha izole alanlarda aktif olan bireysel sporcularda yeni tip koronavirüse yakalanma kaygı düzeyleri arasındaki anlamlı bir farklılık olup olmayacağı merak konusu haline gelmiştir. Bu çalışmanın amacı bireysel ve takım sporcularında covid-19’a yakalanma kaygı düzeyini karşılaştırmaktı. Yöntem: Çalışmaya aktif spor yaşantısına devam eden bireysel (n=126, yaş=21,19±2,70 yıl) ve takım sporcuları (n=154, yaş=20,24±2,84 yıl) dahil edildi. Veri toplama aracı olarak online anket form kullanıldı. Sporcuların demografik ve klinik özellikleri, yürütücüler tarafından önceki literatür çalışmaları incelenerek oluşturulmuş ‘Kişisel Bilgi Formu’ na kaydedildi. Sporcuların yeni tip koronavirüse yakalanma kaygı düzeyini değerlendirmek için ‘Sporcuların Yeni Tip Koronavirüse (Covid-19) Yakalanma Kaygısı Ölçeği’ kullanıldı. Bulgular: Bireysel sporcuların yeni tip koronavirüse yakalanma kaygı düzeyi takım sporcularına göre daha yüksek seviyede bulundu (p=0,005). Sporcuların spor düzeyi, koronavirüs geçmişi, sosyal medyadan koronavirüs haberlerini takip etme durumu, COVID-19’dan maddi etkilenim seviyesi benzerdi (p>0,05). Sonuç: Bireysel sporcuların koronavirüse yakalanma kaygısı takım sporcularına göre daha yüksek seviyedeydi. Kaygı gibi hoş olmayan emosyonel deneyimlerle akran desteğinden yoksun mücadele etmek zorunda kalmaları kaygıya yatkınlığı arttırmış olabilir.

  • Open Access Turkish
    Authors: 
    Bahar, Mehmet; Cankül, Duran;
    Publisher: Detay Yayıncılık
    Country: Turkey

    Yaşanan Covid-19 sürecinde eğitim hayatının bir parçası olarak uzaktan eğitim gündeme gelmiştir. Uzaktan eğitimde karşılaşılan zorluklar ve güçlüklere rağmen pandemi sona erse bile etkilerinin uzun süre devam edeceği düşünülmektedir. Dolayısıyla uzaktan eğitimde öğrencilerin motivasyonu, derslere aktif katılımları ve başarılı olmaları için öğrenci memnuniyetinin sağlanması önem arz etmektedir. Bu doğrultuda araştırmada uzaktan turist rehberliği eğitimi alan öğrencilerin memnuniyet algılarını belirlemek amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden anket tekniği kullanılarak veriler elde edilmiştir. Elde edilen veriler, frekans, yüzde, aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri hesaplanarak betimlenmiş ve değişkenler açısından anlamlı bir farklılığın bulunup bulunmadığının belirlenmesi amacıyla bağımsız örneklem t testi ve varyans analizi (anova), değişkenler arasındaki ilişkiyi belirlemek için de korelasyon analizi uygulanmıştır. Analiz sonuçlarına göre katılımcıların en yüksek algıya sahip oldukları boyut kişisel uygunluk boyutuyken, en az algıya sahip oldukları boyut teknoloji boyutudur. Ayrıca eğitim durumuna göre etkililik, program değerlendirmesi, teknoloji, materyal, değerlendirme ve destek hizmetleri boyutlarında algı farkı olduğu belirlenmiştir. Çalışma sonuçlarının literature ve uzaktan turist rehberliği eğitimi veren kurum ve kuruluşlara katkı yapması beklenmektedir.

  • Open Access Turkish
    Authors: 
    Nalçacıgil, Emre;
    Publisher: Kapadokya Üniversitesi Yayınları
    Country: Turkey

    Aralık 2019’dan itibaren tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 korona virüs salgını çalışma yaşamından ekonomiye, sosyal yaşamdan beşeri ilişkilere kadar hayatın her alanında hem zorunlu hem de sorunlu değişimlere yol açmıştır. Bu değişimlerden biri de eğitim alanında söz konusu olmuş, yaşanan salgın nedeniyle, dünya ile eş zamanlı olarak tedbirler alan Türkiye’de Mart 2020’den itibaren tüm kademelerde eğitime ara verilmiş ve uzaktan eğitime geçilmiştir. Bu çalışmada salgınla ile mücadele kapsamında alınan tedbirlerden dolayı zorunlu hale getirilen senkron ve asenkron uzaktan eğitim modeline ilişkin Mayıs 2021 döneminde Kapadokya Üniversitesinde görev yapan akademisyenlerin görüş ve tutumlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada temel olarak iki sorunun yanıtı aranmıştır. Birincisi uzaktan eğitim yapılan dönemde akademisyenlerin akademik çalışmalara, kendilerine, ailelerine ve çevrelerine daha fazla zaman ayırıp ayıramadığı, ikincisi de uzaktan eğitim konusunda yeterlilikleri, süreç hakkındaki görüşleri, örgütsel bağlılık ve iş yükü durumlarının nasıl olduğudur. Araştırma sonucunda uzaktan eğitimin beklenen amacı karşılayamadığı, akademisyenlerin verimlilik ve üretkenliklerini yavaşlattığı, örgütsel bağlılık ve örgütsel vatandaşlık tutumlarına zayıflama olduğu tespit edilmiştir.

  • Publication . Report . 2020
    Open Access Turkish
    Authors: 
    Tanrıkut, Ferihan;
    Country: Turkey

    Kapadokya üniversitesi Psikoloji Bölümünde Öğretim üyesi olarak çalışan Psikiytrist Dr. İbrahim Karakaya Covid19 günlerinde artan bağımlılık hakkında konuşarak, bağımlılık çeşitleri, nedenleri ve başa çıkma yolları hakkında konuşmuştur.

  • Open Access Turkish
    Authors: 
    Engin, Esin; Korhan, Mustafa; Güloğlu, Berna;
    Country: Turkey

    Türkiye'de 11 Mart 2020’de ilk Covid-19 vakası görüldükten sonra, okullar kapatılarak uzaktan eğitim kararı alındı. Covid-19 pandemi sürecinde lisede okuyan gençler bir yandan pandeminin yarattığı değişimlere uyum sağlamaya çalışırken, diğer yandan da Yükseköğretim Kurumları Giriş Sınavı’na (YKS) hazırlanmakta ve performanslarını etkileyecek olan sınav kaygılarını yönetmeye çalışmaktadır. Bu çerçevede çalışmanın iki amacı bulunmaktadır. İlk amaç, Covid-19 pandemi döneminde üniversite sınavına girecek olan öğrencilerin sınav kaygılarını etkileyen faktörleri araştırmaktır. İkinci amaç ise katılımcıların sınav kaygılarının bilişsel esneklik ve öz düzenleme becerilerine göre değişip değişmediğini incelemektir. Çalışma grubu 420 (284 kadın, 131 erkek) katılımcıdan oluşmaktadır. Katılımcıların yaş aralığı 18-21 olup, yaş ortalaması 18.33'tür. Katılımcıların 298’i (%71) 12. Sınıf öğrencisi iken, 121’i (%28.8) ise mezundur. 89 (%21.2) katılımcı özel okulda, 331 (%78.8) katılımcı ise devlet okulunda öğrenim görmektedir. Araştırma verileri Demografik Bilgi Formu, Spielberg Sınav Kaygısı Ölçeği (SSSÖ), Ergenlerde Öz Düzenleme Becerileri Ölçeği (EÖDBÖ) ve Bilişsel Esneklik Ölçeği (BEÖ) kullanılarak toplanmıştır. Araştırma bulguları, cinsiyete, ayrı bir odasınını olup olmamasına, derslere odaklanma durumuna, ailesinin gelir düzeyindeki değişime ve sınav tarihlerindeki değişimi algılama biçimine göre sınav kaygısında farklılıklar olduğunu göstermektedir. Ancak, katılımcıların son sınıf öğrencisi veya mezun olmalarına, devlet veya özel okulda okumalarına, sokağa çıkma yasağını yorumlama biçimine göre sınav kaygı düzeylerinde farklılık olmadığı saptanmıştır. MANOVA sonuçları, bilişsel esneklik düzeyi yüksek olan ve öz düzenleme başarılı olan bireylerin sınav kaygısı puanlarının düşük olduğuna işaret etmektedir. Bilişsel esneklik ve öz düzenleme üniversite giriş sınavına girecek olan bireylerin sınav kaygısını yönetmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Araştırma bulguları alanyazın ışığında tartışılmıştır.

  • Open Access Turkish
    Authors: 
    Yalap, Rukiye; Özmen, Pelin; Akman, Nazife; Akidağı, Zeynep;
    Publisher: Ejons Internatıonal Journal On Mathematıcs, Engıneerıng & Natural Scıences
    Country: Turkey

    Amaç: Bu çalışmada, Kapadokya Üniversitesi Kapadokya Meslek Yüksekokulu sağlık programlarında öğrenim gören 18-40 yaş arası öğrencilerin pandemi sürecinde alınan önlemler ve bağışıklama hakkındaki tutum ve davranışları araştırılmıştır. Yöntem: Araştırma, genç bireylerin Covid-19 pandemi sürecinde alınan toplumsal önlemlere yönelik görüşlerini belirlemek amacıyla kesitsel bir çalışma olarak planlanmıştır. Çalışmaya katılan 257 öğrenciye Kasım 2020-Şubat 2021 tarihleri arasında anket uygulanmıştır. Anket formu; Covid 19 enfeksiyonu geçirilip geçirilmediğini belirlemeye yönelik ve Covid 19’dan korunmaya yönelik tedbirlerle ilgili tutum ve davranışlarını sorgulayan 37 sorudan oluşmuştur. Veriler; sayı, yüzde, ortalama, standart sapma ölçütleri ile SPSS 21 programı kullanılarak değerlendirilmiştir. Bulgular: Katılımcıların yaş ortalaması 21,17 (min = 18, max= 38, sd= 2,81) olup; %63,4’ü (n=163) kadın, %36,6’sı (n=94) erkektir. Öğrencilere Covid 19 teşhisi için PCR testi yaptırıp yaptırmadıkları sorulmuş; %27,6’sı (n=71) yaptırdığını, bunların %35,2’sinin (n=25) sonucunun pozitif çıktığını belirtmiştir. Örneklem grubunda PCR test sonucuna göre Covid 19 prevalansı %9,7 bulunmuştur. Katılımcıların tamamına yakını (%98.8) maske kullanımına dikkat ettiğini ve tek kullanımlık cerrahi maske kullandığını (%96.9) ifade etmişlerdir. Günde bir maske kullanan ve en az iki kez değiştiren katılımcıların oranları sırasıyla %48.6 ve %31.1’dir. El yıkamayı gün içinde sıklıkla tekrar eden (%87.2), toplu taşıma araçlarını nadiren kullanan (%52.7) katılımcılar arasında toplu organizasyonlara katılım oranı %46.5’dir. Tedbirlere uyduğunu düşünenlerin oranı %61.9 olup, tedbirlerin yeterliliği konusunda kararsız olanlarla toplumun kurallara uymadığını düşünenler aynı orandadır (%40.9). Katılımcıların %57.6’sı Covid-19 ile ilgili yeterli bilgiye sahip olduğunu belirtmiştir. Covid-19 aşısı yaptırmayı düşünmeyen katılımcıların (%39.7); aşıyı güvensiz bulması (%12.8) ve yan etkilerinden endişe duyması (%3.9) en sık belirtilen gerekçelerdir. Sonuç: Asemptomatik taşıyıcı olarak özellikle gençlerin toplumdaki risk grubuna karşı sorumluluğu bulunmaktadır. Elde edilen veriler doğrultusunda, sağlık programlarında öğrenim gören öğrencilerin enfeksiyon korunma tedbirlerine uyum ve farkındalıkları yüksek oranlarda olumlu bulunmuştur. Katılımcı öğrencilerde, toplumun pandemiye yönelik eğitim alması hususunda beklentiler vardır. Ayrıca aşı karşıtlığı oranının önemsenecek ölçüde saptanmasının, endişe ve bilgi eksikliğinden dolayı olduğu sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, toplumun tedbirler ve aşılanma konusunda daha fazla eğitsel faaliyetlere ihtiyacı vardır.